Gözlerdeki Otuz İki Diş

  Sosyal medya yaygın olarak kullanılmaya başlandığından bu yana fotoğraf çekmeye, fotoğraf çekilmeye olan ilgimiz de aynı ölçüde arttı. Öyle ki gittiğimiz her yerin, yediğimiz her yemeğin, içtiğimiz bir bardak çayın dahi fotoğrafını çekmeden gün geçirmez olduk. Bunları; böyle yapanları eleştirmek adına söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Aksine, insanlara bir ilham kaynağı olduğunu, farklı bakış açıları kazandırdığını…

Güne Bir Soru

Pek Sevgili “Fesleğensever” Dostlarım, Yine uzun zamandır yazmadığımın farkındayım. Ancak -bunu yazmayı sevenler iyi bilir- yazma eylemi zannedildiği kadar kolay bir iş değil. Yazacak bir konu bulmak ve bu konunun çok da sıradan bir durum olmaması gerekiyor bana göre. Ben de haliyle bir yazı yazmak için öncelikle etrafımdaki durumları gözlemliyorum, bunu kendi içimde tartışıyorum ve…

Babama Mektup -1

Bugün yaşına yeni girmiş bir çocuğum sanki. Kelimelerle değil de hecelerle konuşuyorum. An-ne diyorum, ba-ba derken ilk hecede boğazım düğümleniyor. Biliyor musun sen gittiğinden beri en çok neyi düşünüyorum? Evlilik zamanı gelip çattığında sevdiğim insanın babasına nasıl baba diyeceğimi. Bu benim için hem çok heyecanlı hem çok farklı hem de biraz iç burkan bir durum….

İnsan Bazen…

Üniversite son sınıfım. Stajdan çıkmışım, karnım kurt gibi aç. Sabahları, kahvaltı mı uyku mu ikileminde uykuyu tercih ederim çünkü hep. Bolu küçük yer tabii. Öyle denize karşı minnoş kahvaltı yerleri bulmak merkezde zor. Araba olacak ki yeşilliğe doğru bir yerlerde yapacaksın kahvaltıyı. Neyse Bolu’da her zaman gitmediğimiz bir pastane var. Sadece bursun ilk günleri uğrayabildiğimiz….

DUVARDAKİ HUZUR

Alımlı insanların dünyalarında aynaların büyük yeri vardır. Karşısına geçip saatlerce kendisine lütfedilen o şaheseri izlemekte sonsuz mutluluk duyarlar. Gözlerini seyrederler mesela. Nasıl şimdi kahveyken güneşte yeşil olduğunu düşünürler. Saçlarının ne de güzel parıldadığına hayran kalır, yüzünde gençliğinin verdiği izler de olsa cildi ona bebek gibi gelir. Benim aynalarım da kitaplardır. Bir kitabı elime aldığımdaki heyecan…

Farkımız Tarzımız :)

Herkese cümleten selam! Uzun zamandır bloğuma vakit ayırıp da üç beş satır yazmama izin vermeyen rutinlik sana da selam olsun! Gün içinde aslında çok aklıma geliyorsunuz. Ya diyorum yazı bekleyenler vardır belki 🙂 Hatta yazacak o kadar çok sebep buluyorum ki… Heh, şimdi bu durumu gider bir güzel anlatırım sevgili üç beş okuruma diyorum. Ama…

Evrim: Elma Topundan Kurabiyeye :)

Daha önce hiçbir yerde görmediğiniz bir tarifi öğrenmeye,ilginç bir mutfak yolculuğuna çıkmaya ve evrimi yeniden tanımlamaya hazır mısınız? 🙂 “Eveeeeettt!!!” dediğinizi duyar gibiyim. O zaman kalem ve kağıtları görelim. 🙂 Bilirsiniz biz kızlar asla tatlıya hayır diyemeyiz ve genellikle canımız bir şey çekecek olsa ilk sırada tatlı gelir. İşte o günlerden birinde ve mutfakta her…

Serzeniş

Sabahın ilk ışıkları ısrarla gözümün içine kadar girip uyanmam için yalvarırcasına parıldarken, yastığım ve yumuşacık yorganım aksine daha çok sarılıyor her sabah. Her seferinde uykuya yenik düştüğümden bir bardak çay okulda karşılıyor beni çoğu zaman kaşarı soğumuş bir tostla. Hızlı bir şekilde ders kitaplarını  toparlayıp sınıfa koşuyorum. Teneffüs araları on dakika değil sanki on saniye…

Bir pastadan daha fazlası “Elçin’in Renkli Mutfağı”

Kalabalık, dopdolu mekanlarda ya da kafelerde oturmaktan sıkıldınız mı? Arkadaşlarınızla iki lafın belini kırmak isterken müzik sesinden birbirinizi duyamıyor musunuz? Verdiğiniz siparişler dakikalarca gelmiyor ve kahveniz ya da çayınız size geç mi eşlik etmek zorunda kalıyor? Suratsız, ne dediği anlaşılmayan, sorduğunuz sorulara istediğiniz gibi cevap vermeyen, burnu havada garsonlardan bunaldınız mı? Camekanlı yer diye camları…

Geceye bir not…

Kimi istediğin şey bir başkasında vardır, bir başkasının istediği şey de sende. Her şeyi tam olanınsa mutlaka bir derdi vardır. Hayat hiçbir zaman mükemmel değildir. Belki de mükemmel olanın vermek istediği mesaj da burada saklıdır.